Home » istanbul escort » BEKLENMEDİK BİR KARİYER YOLU BÖLÜM 3

BEKLENMEDİK BİR KARİYER YOLU BÖLÜM 3

BEKLENMEDİK BİR KARİYER YOLU BÖLÜM 3.

Hem ergenliğim hem de yetişkin hayatımda şimdiden birçok
zorlukla karşılaşmış biri olarak bu
işi yapabilecek yeteneğe sahip olmasam o an olduğum noktaya
getirilmeyeceğime inanıyordum. Fakat bu, kişisel üzüntümü
ve acımı dindirmek konusunda hiç de işe yaramıyordu.
Ama o güneşli kış gününde gözyaşı dökerek otururken yap
mam gereken bir işim olduğunu ve Ruth’u ölümü beklediği
son birkaç haftasında elimden geldiği kadar mutlu etmem ve
rahat ettirmem gerektiğini biliyordum. Orada, hayatı ve bunun
bir gün olacağını nasıl fark edemediğimi düşünerek uzun süre
oturdum. Fakat ona verebileceğim hediyelerim olduğunun da
farkındaydım ve benden istenen da aslında buydu. Yürüyerek
eve dönerken içimde güçlü bir kararın belirdiğini hissettim. Bu
süreç boyunca Ruth için elimden gelenin en iyisini yapacak,
eksik kalan uykumuysa daha sonra tamamlayacaktım.
Aynı gün, birkaç saat sonra, patronum eve uğradı. Ben
daha önce hiç ölmüş birini görmediğimi ve ölmekte olan biri-
ne bakma deneyimim olmadığını açıklarken sözlerimin onun
bir kulağından girip diğer kulağından çıktığını fark ediyorum.
“Bütün aile seni seviyor. Bunu halledebilirsin.”
“Bunu halledebilirsin cümlesi Avustralya’da o kadar çok
kullanılan bir ifadedir ki ben de bunun doğru olduğuna inan
dım. O andan sonra Ruthun durumu hızla kötüye gitmeye
başladı. Benim izin günlerimde beni rahatlatmak için başka
bakıcılar gelmeye başladı ve Ruth un ihtiyaçları arttıkça gece
görevlerimden de azat edildim. Diğer bakıcılar gelse de işlerin
nasıl yürümesi gerektiğine karar vermem için hâlâ bana ihtiyaç
duyuluyordu; ama artık en azından uykumu alabiliyordum.
Birlikte hâlâ çok özel günler geçiriyorduk ve her zaman de
ğilse de hâlâ çoğu zaman Ruth la baş başa oluyorduk. Yaşadığı
mız yer, liman tarafındaki parktan arada sırada yükselen kah
kahaları saymazsak, çok sessiz bir mahalleydi. Zaman zaman
Heather, James ve işlerini yapmaya gelen bazı uzmanlar bize
uğruyordu. Bu dönemde öğrenebileceğim çok fazla şey vardı
ve henüz bunun boyutlarının tam olarak farkında olmasam da
yaptığım işte çok iyi hale geliyordum. Ben sadece gereken her
şeyi yapmaya çalışıyor ve bulabildiğim herkese bir sürü soru
soruyordum.
Bir sabah, iki günlük iznimi kullanmak üzere evden çık
maya hazırlanıyordum. Şehre gidip kuzenimle buluşacaktım
ve yaşadığım günlerin ağırlığını biraz hafifletebilirle umuduyla
heyecanlanmıştım. Bu sırada yatak odasından gelen kokuyu
duydum. Gece bakıcısı, kokuyu ya fark etmemiş ya da bu işi
gelmek üzere olan gündüz bakıcısına bırakabilmeyi umarak
fark etmek istememişti. Bundan sonraki yıllarda bunu sık sık
görecektim.
Sevgili arkadaşım orada bu halde yatarken evden çıkma-
ma imkân yoktu. Bağırsakları açılıp içlerindeki her şeyi bo
şaltmıştı. Gevşekçe yatan Ruth bana ancak sessiz inlemelerle
karşılık verebiliyordu. Hayati organları iflas ediyordu. Gece
bakıcısı isteksizce elindeki dedikodu dergisini bırakıp bana
yardım etti. Birlikte bu nazik kadını temizleyip altındaki çar
şafları değiştirdik. Gündüz bakıcısının gelip tüm eşyalarını
bırakması ve hemen hoş bir gülümsemeyle bizi selamlaması
beni gerçekten çok rahatlattı. Ruth’u temizleyip dinlenmeye
bırakmıştık ve o, çok kısa süre sonra bitap düşmüş halde çok
derin bir uykuya daldı.
O gün sonraki saatlerde, kuzenimle otururken aklım hâlâ
evdeydi. Bana her zaman verdiği hafiflik ve eğlence hissini
keyifle kabul ederken onun yanında olduğum için memnun
dum. Ama iki gece boyunca evden uzak kalmak benim için
imkânsızdı. Ruth’u aklımdan çıkaramıyordum ve çok fazla za
manı kalmadığına emindim. Kuzenimle daha birkaç saat geçir
miştim ki patronum arayıp Ruth’un artık son anlarını yaşadı
ğını söyledi ve geri dönüp dönemeyeceğimi sordu.
Güneş batarken eve döndüğümde ortamdaki kasvetli hava
daha eve girmeden kendini belli ediyordu. Yeni gelen gece ba
kıcısının yanı sıra Heather ve kocası da oradaydı. Yeni bakıcı,
çok sevimli, İrlandalı bir kızdı.
Heather bana, eve dönmesinin benim için sorun olup ol
mayacağını sordu. Ona nazikçe neyin doğru olduğunu hisse
diyorsa onu yapması gerektiğini söyledim. Bu, eve dönmekti.
Ama açıkçası, o evden çıktıktan sonra durum hakkında onu
yargılamamak benim için biraz zor olmuştu. Kendi annem öl
mek üzere olsa son dakikalarında yanında olabilmek için neler
yapabileceğimi hayal edebiliyordum.
Her şeyin; her duygunun, her eylemin ve her düşüncenin
kökeninde sevgi ya da korkunun yattığı söylenir. Heatherın
kararını, korkunun yönlendirdiği sonucuna vardım ve içim
ona karşı yoğun bir sevgi ve merhamet hissiyle doldu. Onun
la tanıştığımız ilk andan beri çok pratik ve duygusal olarak
mesafeli biri olduğunu düşünmüştüm. Ama bu durum bana
yabancıydı. Kendi inançlarım ve koşullanmalarımın, sırf o kişi
olaylara benim vereceğimden farklı tepkiler verdiği için aslın
da önemsediğim birine karşı bakışımı değiştirmesini istemi
yordum.
Karanlık odada diğer bakıcı Erinle birlikte otururken
Heather ın seçimini kabullenmeye ve buna saygı duymaya ka
rar verdim. O sadece yapmak zorunda olduğu şeyi yapmıştı
çünkü yapabileceği her şeyi yapmıştı. On yıllar boyunca hem
annesinin hem de kendi ailesinin hayatını düzende tutmuş
tu. Artık hem fiziksel hem de duygusal olarak tamamen bitap
düşmüş olmalıydı. Heather, elinden gelen her şeyi yapmıştı ve
annesini, evden ayrılırken son gördüğü haliyle, huzur içinde
uyurken hatırlamak istiyordu. Saygı ve tahminlerimin bana
sağladığı anlayışla gülümsedim.
Fakat bundan birkaç gün sonra Heather la konuşurken
Ruth un Heather’a gitmesini istediğini ima ettiğini öğrendim.
Heather annesini o kadar iyi tanıyordu ki onun isteklerini an
layabilmişti. Yani Heather ın gitmesinin sebebi, korku değil
sevgiydi. Bundan sonraki yıllarda da benzer durumlarla kar
şılaşacaktım. Ölmekte olan herkes, ailesinin yanında olmasını
istemez. Bazıları aileleriyle bilinçleri yerindeyken vedalaşıp son
yolculuklarına bakıcılarının yanında çıkmayı, ailelerinde diğer
anılarının kalmasını tercih ederler.
Erin le ben Ruth’un odasında sessizce sohbet ederken ölü
mün âdeta bir varlık gibi odada dolaştığını hissedebiliyorduk.
Erin kendi ailesinde, şu anda odanın nasıl bir sürü kişiyle dolu
olacağını anlattı. Teyzelerin, amcaların, halaların, dayıların,
kuzenlerin, yeğenlerin, komşuların ve çocukların bu dünyadan
ayrılan yakınlarına veda etmeye geleceklerinden bahsetti.
ikimiz de Ruth’a bakıyor, onu izliyor ve bekliyorduk. Ben
Ruth’a sessizce kalbimdeki sevgiyi gönderirken gece marnla
mayacak kadar sessizdi. Erin le arada sırada biraz sohbet edip
yeniden sessizliğe gömülüyorduk. İnsanın deneyimlerini pay
laşması için çok güzel biriydi; çünkü ilgiliydi. Bu doğal olarak
sahip olduğu bir özellikti.
Erin biranda irkilerek, “Gözlerini açtı!” dedi. Ruth, bu var
diyanın başından beri yarı koma halindeydi. “Sana bakıyor.”
Yatağa biraz daha yaklaştım ve Ruth’un elini tuttum. “Ben
buradayım, tatlım. Her şey yolunda.”
Ruth doğrudan gözlerimin içine baktı ve bir an sonra ruhu
bedenini terk etmeye başladı. Kısa bir süre için titredi. Sonra
her şey hareketsiz kaldı.
Bir anda gözyaşlarını yanaklarımdan akmaya başladı. Kal
bimden gelen sözcüklerle sessizce Ruth’la konuşmaya başla
dım. Ona paylaştığımız şeyler için teşekkür ettim, onu çok
sevdiğimi söyledim ve iyi yolculuklar diledim.

Cevap bırakın