Hoşgeldiniz ziyaretçi! [ Kayıt Ol | Giriş yap

 

EVLİLİKTE UYUM-2

  • İlan Tarihi: 01 Nisan 2013 20:56

Açıklama

EVLİLİKTE UYUM-2

normalde siklusun çeşitli dönemlerinde bile kadında libido değişiklikleri görülmektedir.

Kankieri gebelik süresindeki seks yaşamını görmezlikten ı Kadının.ddİ bir hata olarak kabul edilmektedir. Çünkü ge-geln icadın ve eşi bu konuda gerekli bilgi sahibi olurlarsa, doğabilecek birçok tıbbi soruna sebebiyet vermemiş olurlar veya bilgisizlikten doğan gereksiz endişe ve korku ile seks yaşamları, dolayısıyla bütün ilişkileri bunalıma girmemiş olur.

Kan-koca için yaşamlarını sayılı bir dönemi olan gebelik olayı, eşlerin dışındaki aile bireyleri ve çevre tarafından duyulduktan sonra, adeta toplumsal bir olay haline dönüşmektedir. Gebelik süresince eşlerin cinsel davranışlanndaki değişiklikte toplumsal ve kültürel ortamın etkisi büyüktür. Yapılan ilmi araştırmalar değişik toplumlarda birbirlerinden çok farklı cinsel davranış ve geleneklerin oluşabileceğini göstermektedir.

Kadınların gebelik sırasında eşleri ile olan seks yaşamlarında cinsel ilişkiye karşı tutumları çevrelerinin etkisinde kalmaktadır çoğunlukla. Değişik toplumlarda yapılan araştırmalarda kadınların aşağı yukarı dörtte birinin doğum sancısı başlayana kadar sık cinsel ilişkide bulunduğu, kadınların yansının cinsel yaşamında ise bir değişiklik olmadığı kanıtlanıyor.

Pek çok ülkenin istatistik verilerine ve ülkemizdeki genel kanıya göre pek çok çiftin, gebeliğin seyri normal ve kadının sıhhati yerinde olsa dahi yedinci veya sekizinci aydan sonra daha az cinsel ilişkide bulundukları veya tamamen cinsel birleşmeden kaçındıkları ortaya çıkmıştır.

GEBELİKTE CİNSEL İSTEK

Ortaçağdan günümüze uzanan, yukarıda incelendiği gibi belirli bir nedene dayanmayan kadının gebelikteki cinsel tutumu, değişik toplunriarda değişik kalıplara girerek adeta bir cinsel gelenek halin? dönüşmüştür.

Tıp ilmi, ancak tıbbi seksolojinin gelmeye başlamasından sonra, 1%0’h yıllardan soıra bu konu ile ilgilenmeye başla-

mış ve bazı ilginç cinsel davranışlar ortaya çıkmıştır. Bilindiği gibi gebe kadının vücudunda pek çak değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Hastada genel halsizlik, ça?uk yorulma, uykusuzluk, sabahlan mide bulantısı, kusma, dolayısıyla yemek yiyememe gibi sorunlar az veya çok olarak görülmektedir.

a) Gebelikte ilk üç ay:

Yapılan araştırmalarda kadınların gebeliğin ilk üç ayında farklı derecede cinsel arzu gösterdikleri müşahade edilmiş, fakat genel olarak cinsel birleşme sayısında azalma saptanmıştır.

Masters ve Johnson’un bu konuda yayınladığı bir araştırmada, kadınların özellikle ilk gebelikte, ilk üç ayda cinsel istek ve cinsel birleşme sayısının azaldığı belirtilmektedir. İki veya daha fazla çocuk doğurmuş kadınların cinsel davranış ve isteklerinde gebeliğin ilk üç ayında pek değişik olmamaktadır.

tadının tutumunda sağlık faktöründen başka, tabii ki çif-titı maddi durumu, gebeliğin istenen veya zamansız bir gebelik oluşu gibi etkenler yanında kadının olgunluğunun da rolü büyüktür. Çocuksu, şahsiyeti gelişmemiş kadınlar için bu dönem şüphesiz daha zordur.

Kadının cinsel organlarında bu ilk üç ay içinde damarlarda büyük genişlemeler olmakta, dış dudaklar bu damar genişlemesi sonucu normalden üçte bir daha fazla kanlanmaktadır. Bazen cinsel birleşme sırasında ödem, yani şişlikler olmakta ve dolayısıyla kadının canının acımasına neden olup cinsel istek azalmaktadır.

Bu hastalarda yapılan seksüel cinsel yaşamla ilgili sorgu-lamamdaki müşahadem özellikle birinci gebelikte ilk üç ayda, cinsel istek ve cinsel birleşme sayısının azaldığıdır.

b) Gebelikte ikinci üç ay:

İkinci üç ay, yani gebeliğin üçüncü ve altıncı oylan arasında bütün gebelerde, ister birinci gebelik olsun, ister çok doğurmuş bir kadın olsun, istek ve dürtülerde genel olarak bir artma görülür.

Diğer bir deyimle hem MîİL j artma, hem de kadının cinsel duyarlılığında bir artma görülür. Bu aylarda daha hareketlenmekte ve cinsel birleşme sayısında da artma görülmektedir. Yapılan araştırmalarda kadınların rüyalarında bu üç s ay içinde daha fazla seks sahneleri gördükleri, hatta bu cin- ‘ sel dürtü ile daha yoğun bir seks yaşamı özleyen hayaller kurdukları Masters ve Johnson’un St. Louis’teki araştırmalarında kanıtlanmıştır. Bu dönemde artan bu cinsel istekleri tatmin edebilmek için kadınların daha fazla mastürbasyona, yani kendi kendini tatmine başvurdukları izlenmektedir. Solberg’in yaptığı araştırmalarda, gebeliğin bu devresinde kadınların %44’ünde seks yaşamında normalden çok fazla hareketlilik saptanmıştır.

Kadınların seks yaşamında görülen diğer önemli bir gelişme ise, bu ikinci üç ay devresinde kadınların daha fazla, bazen normalin dışında arka arkaya orgazma, yani doyuma ulaşmalarıdır.

c) Üçüncü üç ay (Gebeliğin son devri):

Yapılan çeşitli istatistiklerde gebeliğin üçüncü üç ayında, yani miyadından önceki son üç ayda gebelerin cinsel isteklerinde belirgin bir azalma olmasıdır. Gene bu dönemde görülen bazı komplikasyonlar sonucu tıbbi açıdan doğabilecek sakıncaları önlemek gayesiyle bazı çiftlere cinsel ilişkide bulunmaları tıbbi yönden yasaklanır. Bu nedenle özellikle mi-yadına yaklaştıkça cinsel birleşme sayısında azalma olur.

Pek çok kadınlar, gebelik mahsulü büyüdükçe, “karnı burnunda” dediğimiz şekle dönüştükçe, daha çabuk yorulmakta, kırsal kesimde tarlada, kentlerde büro ve fabrikada çalışan veya ev işleri ile uğraşan gebeler yorgunluktan bitap hale gelmektedirler. Tıbbi açıdan başka şikâyeti olmasa dahi gebeliğin getirdiği, özellikle kemik ve eklem dokusunda görülen fizyolojik değişiklikler nedeniyle kadın kendini oldukça yorgun hissetmekte ve bu kronik, yani devamlı yorgunluk hali onun seks yaşamında da etkili olmakta, kendini sürekli yorgun hissetmesi sonucu, cinsel isteği oldukça azal-

maktadır. Hatta bazı kadınlar bu aylarda hiç uyanlamayaca-ğını zannedip ve bazen eşinin isteği üzerine cinsel birleşmede bulunup doyuma ulaşınca pek şaşırdıklarını ifade etmektedirler.

Bu devrede cinsel birleşme sayısındaki azalmanın diğer ilginç bir yönü ise, beklenilen doğum tarihi yaklaştıkça kocanın cinsel ilişkiden kaçınmasıdır.

Bütün araştırmacıların verileri bu son üç ay içinde aynı doğrultudadır.

Bu son üç ay içinde, ağrılarım geldi diye veya karnında kasılma şikâyeti ile hastaneye gelen hastaların muayenesinde, hastaların tokogram denen bir aygıt ile dölyatağı kasılmalarını ve annenin karnındaki bebeğin kalp seslerini sürekli olarak izlediğinde çocuk kalp atışlarının sayısında geçici bir azalma, yani bradikardi saptadım. Bu hastalann çoğunda dölyolundan yapılan muayenede dölyatağı ağzının kapalı olduğu, yani normal olduğu görüldü. Bu bulgu hastaların klinik olarak doğuma hazır olmadığını göstermektedir. Bu tür hastalarda çoğunlukla monitörde sürekli izlenen kasılmalar yarım saat içinde kaybolmaktadır. Bu şikâyetle hastaneye başvuranlarda daha dikkatlice soruşturulduğun-da hastanın kısa süre önce cinsel ilişkide bulunduğu ve çoğunlukla orgazma ulaştığı, orgazmdan sonra kasılmaların devam ettiği ve hastanın doğum başladı düşüncesi ile hastaneye başvurduğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıntılı olarak incelediğimiz gibi, gebelik süresince eşlerin cinsel yaşamlarında pek çok değişiklikler görmekteyiz. Birçok çift ortaya çıkan sorunları, belki de bu konularda ,eğitilmedikleri için konuşup tartışamamaktadırlar. Böyle durumlarda bilgisizliğe dayanan korkular ve kaygılar eşleri birbirinden uzaklaştırmakta, gereksiz sorunlar birbirini kovalamaktadır. Sorunların üstesinden gelemediği durumlarda eşler çekinmeden doktora başvurmalıdırlar.

Etiket yok

2920 gösterim, 1 gün

  

İlan ID: Yok

Sorun bildir

İsteğiniz işlenirken, lütfen bekleyin....

Bir Cevap Bırakın

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Popular ilanlar